< BUCASPOR 1928 - Blogcu







İZMİR TRİBÜNLERİ VE DURUŞUMUZ





     Birçok konu, birçok takım, birçok tribün ve duruşları sözkonusu. Bizlerin yenilenen yüzüyle BUCA ismini nereye taşıyacağımız kendi tezahürümüz ve tribünlerdeki duruşumuz hakkında konuşacağız! Bucaspor şurda ya da burda, şöye bir camia ya da böyle bir camia mevzuları bir yana.

Dün yine yapayanlız dolaştık İzmir sokaklarında, İzmirin caddeleri, stadyumları, tribünlerimizi bir türlü kabul edemediği gerçeği ile yeni yeni organize olan taraftarımızın yaşadığı profesyonel futbol yaşantısında ki İzmir'in BUCASPOR adını hazmetmeyişini gördük ince ince detaylarda.

Ne bunu Ksk tribünlerinde, ne şurda ne de burda ifade edebiliriz. İzmir tribünleri Buca tribününü zaten kabullenmiş ve farkında fakat İzmiri yönetip yönlendirenler tek bir satır ile Özcan KIZILTAN'ın defansif futbol anlayışını irdeleyeceğimiz futbol görüşüne bir kaç hafta sonra bakacakken, teknik patronun ağzından çıkan birsöz! "Bucaspor İzmir'e fazlamı geliyor, önü kesilmek mi isteniyor"

Evet Özcan Hocam İzmir'e fazla geliyor ne demek, yok edilmek isteniliyor kimi camialarca. Bundan çok daha önemli bir sorunumuz var. İzmir Bucaspor büyüklüğünü kabul etsin etmesin, BUCASPOR isminin büyüklüğünü kendi yöneticilerimiz öncelikle kabul etmek durumunda. Bunu kabul etmeyen yöneticiler İzmir tarafından yönetilirler! Bu ince detayı da vermenin ardından tekrar düne bakalım!

Uzun yıllar geçmişti Karşıyaka Buca isimleri yan yana bile telafuz edilmek istenmezdi! Onca yıl bu iki camia aralarında sürtüşme gerginlik ve tribünlerinde küfürler hakim olmuştu birbirlerini anarken! Ne oldu da Karşıyaka Buca ile Buca Karşıyaka ile bazı sorunlarını aşabildi!

Bakılması gereken nokta onyılı aşkın bir süre oncesinde Bucaspor taraftarı ile Karşıyaka taraftarları gün gelir kol kola yanyana deplasmana gider, gün gelir içeride birlikte maçlar izler, TSYD kupası maçlarında aynı tribünleri paylaşır, birlikte yer birlikte içer iken ne oldu da İzmirde dengeler yerinden oynadı ve Bu iki camianın arası açıldı! Bu kısma bakmadan, diğer kısmı algılayamaz ve anlayamazsınız!

Bucaspor tribünlerinin cahilliği ve yeni yapılanma dönemleri bizlerinde 17-18 li yaşlarımızda Göztepe sempatizanı bazı insanların tribün içerisinde ileri geri hareketleri ve boşluklardan yararlanmak marifetleri ile bir Karşıyaka taraftarına saldırılması ardından aradaki dostluk ve bağların gevşemesine ve provokasyonlar ile  kendi duruşumuzu koruyamadan tribünlerimizin değil, Bucamızın bitişinine sebep olmuştur !

İnsanlar Buca'da sarı kırmızı atkı ile gezemezken, gördükleri heryerde arabede yaşanırken devir değişmiş, iş te işten çoktan geçmişti! Bizlerin okul ve askerlik ile tribünlerden uzaklaşıyor olmamızın da getirisiyle rahatça Karşıyaka nefreti tribünlerde kol gezmeye başlamıştı! Daha öncesinde de şuanda da olduğu gibi trbünlerimizde bir Karşıyaka nefreti hakim değil, sevgisi de hakim değildi, duyduğumuz ve gördüğümüz sadece ve sadece tribünlerin birbirlerine saygılarıydı!

Bozulan dostluğun ardından gelişen olaylar kısaca özetlenecek olursa!
Buca ilçesi İzmin enbüyük ilçesi konumundadır.
Sizyasetçilerin İzmirdeki tüm ilçeleri bölmüş olmaları, Buca'yı bölme çalışmaları açısından planları ve İzledikleri yol.
Buca'ya yatırım yapılmayışı ve Buca'nın semtlerini Buca'dan koparma planları.
Yazılı ve görsel basının ( sosyal olması gereken medyanın) planları adım adım uygulayışı!

Bu üç noktadan başlayacak olursanız gözünüze hemen çarpacak olay şudur. Buca isminden Buca'da yaşayan halkı ne kadar soyutlar soğutur ve koparırsanız, o denli Buca ismi sahipsiz kalır ve o denli Buca halkı bilinçsizleşip arayış içerisine girer. 
Bu arayışı organize olmaya başlayan Göztepe tribünlerinin yayılmacı politikası ile İzmiri siyasi olarak yöneten ve yönlendirenlerin planlarıyla ötrüştürünce ve elde edilmeye çalışılan bölge bölünüp parçalanıp dağıtılmak için planlar devreye girince gerisi de gelir. Buca hiç olmadığı kadar sahipsizdir artık, Tribünleri hiç olmadığı kadar boştur.
 Anlamsız başkanlar ve başkanlıklar dönemi yaşar.
Göztepe ve galasaray aşığı Yusuf MUHAFIZ başkan olur. Kulübün renkleri değişir ve kırmızı eklenir. İçki masasında Bucaspor kulübü renkleri değişirken homurdanmalar Bucalı garsonlar arasında bile başlamıştır.
Buca tribünlerinin yükseleceği yıllarda Göztepe efsanesi diye adlandırılan İzmire yayılma politikaları söz konusu olmuştur. Bucaspor yönetimi de kan kaybetmiştir. İlginç  saha olayları ilginç mağlubiyetler yaşanmakta ve paramparça olmaktadır iyiden iyiye Buca.İlginç futbolcu transferleri, ilginç menajerler ile bağlantılar ve alışverişler ile kullnılan kulüp ve Buca halkı tribünlerini bırakmış olanlardan bihaber sarı kırmızılı renklere bürünmüştür. Sadık bir şekilde tribünlerini asla terketmeyen bir grupsa kalmıştır.

Ardından Göztepe amigosu İsmail, eski (Bucaspor amigosu) sarılacivertli tribünleri ziyaret ederek hertürlü desteği kendilerine vereceği ve sağlayacağını söyleyerek Göztepe tribünlerine gelmelerini teklif etmiştir! Armalarını ve renklerini göztepe arması ve paraya değiştirmeleri ve satmları istenmiştir arkadaşlarımızdan!


Basın haberleri, manşetleri, ile Buca ismini iyiden iyiye kullanmış kendine suni bir malzeme yaratmıştır. Buca Göztepenin arka bahçesi olmuştur artık.

 Zamanında sarı kırmızı görünce saldırılan renkler belediye otobüslerinde dolar olmuş Buca caddeleri sokakları Ksk ve Buca'ya küfürler ve Göztepe  yazılarıyla dolmuş.

 Buca dışından gelip insanlar Şirinyere artık bir göztepe derneği açalım ve buradaki halkı iyice soğutalım koparalım Buca ismiden planları en son nokta olmuştur. Allahtan ki tam bu devirde bizlerin geri dönüşü tribünde sadık ve onurlu duruşunu sergilemeye devam eden arkadaşlarımız ve içi doldurumuş koca bir balon olan o efsanenin amatör macerası sonucunda derin bir ruya ve kabustan uyanan Buca halkı adeta zamanda yolculuk etmiştir. Yaşadıklarına inanamamakta ve anlayamamaktadır.

Enbüyük başlık medya ya. Yıllardır İzmirin tek gerçeği var KsK GözGöz dendi. Halk bu şekilde pompalandı, bu şekilde kandırıldı, bu şekilde uyutuldu,  bu şekilde tribünlerimizle dalga geçildi, bu şekilde tribünlerdeki rakamlarla dalga geçildi, bu şekilde küçük gösterip ilgiyi büyüğe kaydırmaya çalıştı, bu şekilde haberleri yapılmadı, bu şekilde kulübe 2 senedir enaz elli kez Bucaspor dağıldı, yarın dağılıyor, bugün dağılacak, kriz var, paralar ödenmedi, vs. diye içten içte bölmek ve Bucayı indirmek planları uygulanırken, borçları toplamı 50 bin tl yi geçen Altay ve Ksk camialarını, futbolcularının peşinatlarını dahi ödeyememiş olsalar da Kulüp tesislerinin elektriğini tedaş gelip kesse bile tek satır İzmir basını bu krizleri yazmamaktadır!  

Bucaya reklam vermek isteyen, firmalar yönetimine girmek isteyen insanlar tehdit vari ses tonlarıyla vaz geçirildi ve caydırıldı. Ne mi oldu İzmirleri kazandı diğer kulüplere yönlendirildi bu şahıslar ve şirketler, bizlerse İzmir adını Samiyenlerde eze eze temsil ettik!

Büyümemiz hiçbir zaman istenmedi, tribünlerimizde gol sevincine ayağa kalktığımız zaman polisin cop ile vurarak oturmamızı söylemesi gibi, 13 yaşında çocuğa tekme tokat dalması anındaki isyanımız gibi. Ev sahibi olduğumuz maça polis eşliğinde getirilip İzmir otobanında saatlerce bekletilip gezdirilip maçın başlamasına beş dakika kala gelip gişelerde bilet bulamayıp, kombineli taraftarı samiyende alsalarda İzmirde Atatürkte almayıp emniyeti sağladılar!

Günümüzde mi neler oluyor, bir senaryo yazmışlar kimse sorumluluğu almasa da bunları rahatlıkla yönetiriz diyorlar. Neymiş Milli takımlarımızın maç yaptığı stadyumumuzda emniyet güvenlik önlemi alamazmış! Neymiş bir tane polis gönderilmez isterse özel güvenlik tutatmış kulübümüz! Kendi stadyumumuzu dahi kullanmamızı istemeyen bu gruplar heryerde ve neticeside Giresun maçında 2 kart sınırında oyuncuya sarı, Ksk maçında da 2 kırmızı. Bu kadar mı korkuyorsunuz BUCA isminden anlamıyorum

Şimdi nelermi anlatılıyor! Çile çekmişler tribünlerde, o çileyi cidden çeken bilir ve tribününde bir davası olmayan kitleler hiçbir duruşta sergileyemez. Bizler neden tarafız, neyin tarafıyız, kimin taraftarıyız bunu algılamamız lazım.

İzmirin siyasetçisine, entellektüeline, medyasına karanlık içerisindeki aydınlarına ve İzmiri yönlendiren her güce karşı kendi kültürümüz, renklerimiz, coğrafyamız ve tribünlerimiz ile duruşumuzdur tarafı olduğumuz taraftarlık!
Her yıl yeni değerler katışımızdır, İzmirin mirasını yiyenlerden değil, sürekli İzmirimize yeni değerler üretip, yeni yatırımlar yapıp yeni yapılanmalar ile İzmir adını duyuruşumuzdur bulunduğumuz taraf. Biz İzmiriz deyip 50 yıl önceki hikayeler ile yetinenlerdenden farkımızdır renklerimiz, altyapımız stadyumlarımız! Külübümüzü sattırmayışımızdır Fadıl AKGÜNDÜZ'e, para ile saadet olmaz deyişimizdir, armamıza sahip çıkışımızdır.

Bunlardır Buca ismini sürekli konuşturan, unutturmayan, beyinlere kazıyan, bunlardır semtimize sahip çıkmamızın sebepleri, bölünmemek parçalanmamak, çakallara malzeme olmamaktır.

Bugün semtine sahip çıkmayan, yarın vatanına sahip çıkmaz! Dolayısıyle, Bugün semtimize sahip çıkışımızı, yarın İzmirimize sahip çıkışımız, ertesigün Türk Milli takımının alt yapısını oluşturuşumuz izleyecektir!

Dışarıdan gelip gençlerimizi kandırmaya çalışan herkeze karşı BUCA adı altında birleşen tüm BFC tayfalarına selam olsun!

 http://vimeo.com/7357691